Kişisel İnternet Sayfası

Ekonomik İş Birliği ve Türkiye-Almanya İlişkilerinin Geleceği

Türkiye ve Almanya'nın işbirliği niçin önemli?

Wolfgang Rudzio, Almanya’yı, “dış politikasını bir güç devleti değil bir tüccar tarzında uygulayan ve bütünleşme isteklisi olarak kendisini kabul ettirmeye çalışan bir ülke” olarak tanımlamaktadır.[1] Yaklaşık 82 milyonluk nüfusu ile dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya için ekonomi dış politikayı çevreleyen en önemli faktörlerden biridir.

Almanya’nın millî hasılasının yaklaşık üçte biri ihracattan karşılanmaktadır. Ülkenin ihracat potansiyelinin yüksek olması, karşılıklı ticari bağımlılığın da artmasına sebep olmaktadır. Bu da karşımıza iş birliği ile hareket eden bir Alman dış politikası çıkarmaktadır. Dış ilişkilerinde mümkün olduğunca krizden kaçınarak istikrara odaklanan Almanya’nın bu tutumu, “sivil güç” (zivilmacht) konsepti ile de uyum göstermektedir. Can Büyükbay’a göre Almanya’nın uluslararası ekonomiye dayanan sivil güç merkezli yaklaşımı, onu derinden etkileyen dünya savaşları ve Soğuk Savaş’ın getirdiği deneyimler sonucunda şekillenmiştir.[2]Siyasi anlamda Almanya, II. Wilhelm ve Adolf Hitler’in genişleme hamlelerinin yol açtığı tahribatın yükünü omuzlarında taşımaya devam etmektedir. Bu yük onun uluslararası ilişkilerde askerî ve siyasi alanlarda kısmen çekimser; ekonomik, teknolojik ve kültürel zeminde ise aktif olmasına neden olmaktadır.

Analizin devamını okumak için tıklayınız.

Analizin pdf versiyonu için tıklayınız.